KIRLANGIÇ ÇIĞLIĞI | AHMET ÜMİT - SAREBOOK

Breaking

Post Top Ad

Responsive Ads Here

Post Top Ad

Responsive Ads Here

11 Şubat 2020 Salı

KIRLANGIÇ ÇIĞLIĞI | AHMET ÜMİT


KIRLANGIÇ ÇIĞLIĞI | AHMET ÜMİT


YORUM;

Ahmet Ümit -Kırlangıç Çığliğı Okuduğum her kitabinda olduğu gibi bu defada Ahmet Ümit o kadar heyecanlı,akıcı ve merak uyandıran bir eser yazmış ki hemde konusu günümüzün acı gerceklerinden biri olan çocuk istismarının üstüne basa basa. Kitap birçok duyguyu birarada yaşatabiliyor size.Acı,öfke,duygusallık bir anda bambaşka hayatlar içinde buluyorsunuz kendinizi. Eşi ve kızınida kaybettikten sonra mesleğini hayatinin merkezine oturtan başkomiser Nevzat tecrübeleri ve sezgilerine güvenerek,olay içinde olaylar bularak katile ulaşıyor.Sonuca ulaşana kadar muhteşem kurgusuyla o kadar heyecenla okutuyor ki kendini sayfaları nasıl geçtiğinizi anlamıyorsunuz. İçerik olarak daha fazla birşey yazmayacağım fakat siz mutlaka ama mutlaka bu kitaba bir şans verin.Hele birde polisiye seviyorsaniz hiç düşünmeyin derim.kesinlikle tavsiyemdir. Mutlu kalın,kitapla kalın.Keyifli okumalar 🙋

YORUMLAYAN ; @birtrakyaliokur  ınstagramdan takip et



Kırlangıç Çığlığı - Ahmet Ümit
Kırlangıç Çığlığı – Ahmet Ümit
Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.
Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.
Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.
Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.
Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.
İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.
Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.
 İşte bu yüzden geri döndüm...

Yazar Hakkında:
1960 yılında Gaziantep'te doğan Ahmet Ümit, romanlarıyla Türk edebiyatı raflarında başı çeken yazarlar arasında yer alıyor. Polisiye türünde romanları ve hikayeleri ile okuyucuyu etkileyen Ahmet Ümit şair kimliği ile de beğeni topluyor. Masal kitapları ile çocuk okurlarına da hitap eden yazar, deneme alanında da eserler veriyor. Ahmet Ümit kitapları yalın dili, akıcı kurgusu ve merak uyandıran olay örgüsü ile ülkemizde çok satanlar listelerinde ön sıralarda yerini alıyor. İlk şiirlerini eğitim almak için gittiği Rusya'da kaleme alan yazar, şiirlerinde ülke hasreti, hayata tutunma hissi ve eşine duyduğu aşkı başarılı bir şekilde işliyor. Ahmet Ümit, "Sokağın Zulası" isimli şiir kitabının yayınlandığı 1989 yılından sonraki sonraki dönemlerde ise polisiye türünde romanları ve hikayeleri ile öne çıkıyor. Yazarın aynı zamanda ikinci kitabı olan Çıplak Ayaklıydı Gece, ilk öykü kitabı oluyor. Yazar, "Çıplak Ayaklıydı Gece" isimli hikayesi ile polisiye türüne adım atıyor. Ayrıca bu dönemde yazdığı inceleme yazıları ile dünyaca ünlü polisiye yazarların tanıtımını da yapıyor.
Yazarın ilk hikayesi olan ve 1992 yılında yayınlanan Çıplak Ayaklıydı Gece'den sonra, 1999 yılında Agatha'nın Anahtarı isimli öykü yayımlanıyor. Ahmet Ümit'in aynı zamanda bir çok romanında da kullandığı Başkomiser Nevzat karakterinin üzerine  kurgulanan hikayeleri oldukça beğeni kazanıyor. 2005 yılında yayınlanan "Çiçekçinin Ölümü" ve 2011 yılında yayınlanan "Davulcu Davut'u Kim Öldürdü" isimli hikayeler Başkomiser Nevzat serisinde ilk akla gelen hikayeler oluyor. Ahmet Ümit, öyküler dışında deneme ve masal türünde de eserler veriyor. 2007 yılında "İnsan Ruhunun Hatırası" isimli denemesi yayınlanıyor. Çocuk okurlarını da unutmayan yazar "Masal Masal İçinde", "Ninatta'nın Bileziği" ve "Olmayan Ülke" isimli masalları ile de raflarda yerini alıyor.   
Yazarın kendisini asıl üne kavuşturan romanları, polisiye türünde akla gelen ilk kitaplar arasına yerleşiyor. Ahmet Ümit, dili, sade anlatımı ve kurgusu ile okurlarını adeta romanlarının içine çekiyor. Kar Kokusu, Patasana, Bir Ses Böler Geceyi, Kavim, Kukla, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Bab-ı Esrar, Beyoğlu Rapsodisi, Beyoğlu'nun En Güzel Abisi gibi romanları olay örgüsü ve okuyucuya geçirdiği heyecanı ile akıllarda yer ediyor. Sis ve Gece adlı roman Yunancaya çevrilerek, Ahmet Ümit'in edebiyatını yurt dışına da taşıyor. Üstelik, Sis ve Gece, polisiye roman türünde başka bir dile çevrilen ilk roman olma özelliği gösteriyor. Ahmet Ümit son dönemlerde romanlarında tarihi gerçeklikleri de kurguya katmaktan çekinmiyor. Böylece hem okuyucuların heyecanını artırıyor hem de bilindik bazı tarihi gerçeklikleri sürükleyici ve öngörülemez bir biçimde polisiye olaylarla tekrar işliyor. Polisiye türünü tarihi olaylarla biçimlendiren İstanbul Hatırası ve Sultanı Öldürmek isimli kitapları, uzun yıllardır Türk edebiyatı raflarının en önlerinde yerini koruyor. 
1960 yılında doğan Ahmet Ümit, kurgusu ve anlatımı ile Türk Edebiyatı'na farklı bir soluk getiriyor. Polisiye türünde romanları ile üne kavuşan yazar, şiir, masal, deneme ve öykü dalındaki eserleri ile de okuyucuların beğenisini kazanıyor. Son yıllarda tarihi olayları romanlarının kurgusuna dahil ederek okuyucunun heyecanını artıran yazar, yalın dili ve sürükleyici olay örgüsü ile soluksuz okunan eserler sunuyor. Hikayelerinde ve romanlarının bir çoğunda kullandığı Başkomiser Nevzat karakteri ile adeta bütünleşen Ahmet Ümit, kitapları ile Türk Edebiyatı raflarının en başlarında yer almaya devam ediyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad

Responsive Ads Here